+ Egzersiz sırasında su içmek rahatsızlık verir mi?
+ Dünyada en şişman kadınlar bizde!
+ Aşırı zayıflık kısırlık sebebi
+ Fazla posa tüketimi anemiye neden olabilir.!
+ Bal mucizevi bir besin midir?
+ Kas kramplarının beslenmeyle ilişkisi var mıdır?
+ Vitaminler kilo yapar mı?
+ Orthoreksia nedir?
+ Tıkanırcasına yeme hastalığı
+ Gece yeme sendromu
+ Diyet sonrası tekrardan şişmanlamamak için...
+ Sürekli diyetteyim mi diyorsunuz?
+ Zayıflama ilaçları zayıflatmıyor!

 

 

 

 

 

 

 

 

Egzersiz sırasında su içmek rahatsızlık verir mi? (sayfa başı)

Hayır. Çünkü her 10-15 dakikada bir, 1 çay bardağı kadar serin su terle kaybolan sıvının yerine konmasını, böylelikle de performansın düşmesini engellemektedir.


Dünyada en şişman kadınları bizde!
(sayfa başı)

Sağlık bakanlığının bu yıl içerisinde tamamladığı ve kamuoyuna açıkladığı Türk halkı beslenme alışkanlıkları ve kilo durumu araştırması sonuçlarına göre ;
Kadınların % 45‘ i
Erkeklerin % 23’ ünün şişman olduğu bir toplum haline gelmişiz ve bu konuda da dünya birincisi olmak üzereyiz.

Geleceğin Türkiye’si şişman kadın ve bodur çocuklarla dolu olacak gibi görülmektedir.


Aşırı zayıflık kısırlık sebebi! (sayfa başı)

Kadınlarımızın özelliklede son zamanlarda aşırı diyet yapmaları sonucunda vücut ağırlıklarının ve yağ kitlelerinin olması gerekenin çok altına düşmesine bağlı olarak adet düzensizlikleri ve hormonal bozukluklara bağlı olarak kısırlık oluştuğu bilimsel verilerle açıklanmıştır.
Bu tip aşırız zayıf olan kadınların hamile kalma ihtimalleri çok zayıftır.

Fazla posa tüketimi anemiye neden olabilir. (sayfa başı)

Posalı gıda tüketimini abartanlar içinde kötü bir haber vermek isterim günlük 25 gr üzeri tüketim ishal, gaz, şişlik ve vücut için gerekli olan bazı minerallerin emilimini (çinko, demir, kalsiyum) azaltmaktadır.

 

Bal mucizevi bir besin midir? (sayfa başı)

Hayır. Bal arıların bitki özlerinde yaptıkları ve 82 gr karbonhidrat, 5 gr protein ve madensel maddelerden oluşan ve 330 kalori ile enerji veren bir besindir.
Ilık suya katıldığında barsak hareketlerini hızlandırmakta, mide hastalıklarında iyileşmeye katkı sağlamakta, yüksek enerjisiyle kışın ısı dengesini sağlamaktadır.

 

Kas kramplarının beslenmeyle ilişkisi var mıdır? (sayfa başı)

Evet. Kas krampları temelde fazla egzersiz sonucunda oluşan tuz ve mineral kaybına bağlı olduğunda diyet ve egzersiz yapanların kalsiyum, magnezyum, potasyum, çinko ve tuz gibi mineralleri yeterli almaları gerekmektedir.

Vitaminler kilo yapar mı? (sayfa başı)

Hayır. Vitaminler hiçbir enerji sağlamamaktadırlar. Görevleri vücuttaki fizyolojik ve kimyasal reaksiyonların doğru biçimde ilerleyişini sağlayarak sağlığın korunmasını sağlamaktır.

Orthoreksia Nedir? (sayfa başı)

Belki birçoğumuza yabancı gelecek bu kelime esasında günümüzde yaşadığımız abartılı diyet yapma ve abartılı bir şekilde doğal olan gıdalara aşırı bağlı kalmak gibi bir anlam içeriyor. Orthoreksiya olan kişi, katkı maddesi içeren besini tüketmiyor, sürekli diyet yapıyor, sürekli besinlerin içeriklerine bakıp farklı ve doğal olmayan koruyucu maddeler içerip içermediğini kontrol ediyor yani abartılı bir sağlık endişesi gibi görülüyor. Şu an için Avrupa ülkelerinde tanımlanan bu hastalık psikolojik kaynaklı beslenme davranışı bozuklukları ile benzerlik gösteriyor. Kendinizde bu hastalıktan olduğunuzu düşünüyorsanız bir uzmana başvurmanızı tavsiye ederim.

Tıkanırcasına Yeme Hastalığı (sayfa başı)

Bu sendromun başlıca özelliği kişinin belirli bir zaman içinde benzer koşullar altında yiyebileceğinden daha fazla yemeği yeme isteği ve bunun sonucunda yemeği tam olarak bitiremeden tıkanması şeklinde tanımlanmıştır.

Kimler daha kolay yakalanıyor?

Bu hastalığı mevcut olan kişilerin kilo vermeye başlamadan önce bir psikyatrist eşliğinde tıkanırcasına yemek yeme problemlerini tedavi ettirmeleri ve yeterli ve dengeli beslenmeyi öğrenmeleri gerekmektedir.

Gece Yeme Sendromu (sayfa başı)

Doymak bilmemek ve tıkanırcasına yemek yemek ne kadar eski bir yeme biçimiyse gece yemek yemede aynı şekilde devam eden bir yeme biçimidir.
Genelde depresyonda olan kişilerde görülen ve sabah kahvaltısı ve öğle yemeği yemeyen ve akşam aşırı derecede yemek yiyen kişilerde görülen bu davranış ve yeme biçimi bir sendrom olarak yenilerde tanımlanmıştır.

Genelde obez ve depresyonda olan kişilerde strese karşı vücudun cevabı olarak görülen bir yeme biçimi olarak düşünüldü,çünkü bu hastaların gece kandaki kortizon hormonlarının yükseldiği yapılan deneylerle kanıtlanmış ve psikolojik tedavi ile birlikte diyet tedavisi uygun görülmüştür.
Gece yemek yeme sendromu belirtileri

  1. Hastalar sabah kahvaltı yapsa bile görülen sabah aneroksisi
  2. Akşam aşırı yeme (hiperfaji) günlük ihtiyacın %50’ sini akşam yemek
  3. En azından haftada 1 kez gece uyanıp yeme isteği
  4. Sık sık uyku aralarında yüksek kalorili abur cubur atıştırma
  5. Bu durumun en az 3 ay sürmesi
  6. Hastalığın diğer yeme bozukluklarına uymaması

Diyet Sonrası Tekrardan Şişmanlamamak İçin... (sayfa başı)

Diyetle verilen kiloların iyi korunamamasında fizyolojik ,çevresel ve psikolojik faktörlerin etkisi görülmektedir.

Fizyolojik etki olarak ; azalmış metabolik hız, adipoz doku ve lipoprotein lipaz aktivitesinin artması.
Çevresel etki olarak ;lezzetli ve yüksek yağlı, kalorili zengin yiyeceklerle dolu bir ortamla mücadeledeki kişisel yetersizlik ve irade azlığı.
Psikolojik etki olarak ;sürekli devam eden diyet kontrolünün sıkıntı vermesi ve kendi kendilerine yüksek bir bedel ödedikleri kişisel yetersizlik duygusuna yol açmakta ve negatif duygular eşliğinde tekrardan kilo alacağım korkusuyla yaşamaları ve kontrolü kaybetmeleri.

İşte yukarıdaki nedenlerden dolayı bazı kişiler verdikleri kiloları tekrardan alabilmektedirler bu gibi kişilere uygulanacak en önemli terapi, kişileri sık aralıklarla uzun yıllar takip etmektir.

Kilo koruma önerileri

Sürekli Diyetteyim Mi Diyorsunuz? (sayfa başı)

Bu cümleyi artık her yerde duyar olduk, sürekli diyetteyim ve artık bıktım.
Ben ne zaman diğer insanlar gibi yiyebileceğim diye düşünüyorsanız eğer; ilk önce vücudunuzun ve metabolizmanızın gerçekten iyi çalışıp çalışmadığını öğrenmeniz ve buna göre yeme davranışı geliştirmeniz gerekmektedir.

Diyeti bir yaşam biçimi olarak düşünemediğiniz için sürekli kilo alıp veriyorsunuzdur.
Kendi vücudunuza ve metabolizmanıza uygun doğru beslenme alışkanlıkları kazandığınız zaman kendinizi bir daha diyette hissetmeyeceksinizdir.
Diyeti hep yasaklarla dolu bir beslenme biçimi halinde düşünüp,bıraktığınız zaman bir gününüzü sürekli şekerli abur cuburlarla geçiriyorsanız eğer sizin diyete değil de ilk önce bir psikologa ihtiyacınız var demektir.Çünkü zayıf kalmak için

  1. Günde 2 litre su içmek
  2. Her gün 1 saat egzersiz yapmak
  3. Haftada sadece 1 gün şekerli veya istenilen gıdaları tüketmek
  4. Akşam saat 20:00 dan sonra yemek yememek
  5. Herhangi hastalığı olmamak ve ilaç kullanmamak
  6. 3 ana +  3 ara öğün yaparak dengeli beslenmek

Yukarıdaki 6 koşulu alışkanlık olarak hayatınıza katamadıysanız eğer  sürekli diyet yapıp bozacak ve her koşulda kilo almaya mahkum olarak yaşayacaksınızdır.

Zayıflama İlaçları Zayıflatmıyor! (sayfa başı)

Eczanelerin vitrinlerinde,yazılı basında ve çeşitli uzmanların ve ünlü kişilerin ağzından çeşitli zayıflama ilaçları ve formüller duymadığımız bir gün yok gibi.

İlaçların asıl amacı diyet yapanlara vitamin mineral desteği sağlamak ,mide ve bağırsaklarındaki sindirim ve boşaltım olaylarını değiştirerek yediğimiz yemeğin biyoyararlılığını azaltmaktır.

Ama ilaçlar insanları tek başına şişmanlatamayacağı gibi zayıflatmayacaktır da çünkü kilo vermeyi sağlayacak bir ilaç bulunmuş olsaydı dünyadaki en büyük ilaç üreticilerinin ve en fazla  şişmanların bulunduğu ülke ABD’de bugün hiç şişman olmaması gerekiyordu.

Umut tacirliği yapan birçok firma deneme aşamasındaki ilaçları ve kilo vermeye katkıda bulunan yardımcı ilaçları zayıflatan mucizeler olarak piyasaya sunmaktadırlar.

Unutmayın ki hap yiyerek şişmanlayamazsınız bu yüzden  sadece onu yutarak da zayıflayamayacaksınızdır

Zayıflama İlaçlarının Yan Etkileri

Bir çok zayıflama amaçlı kullanılan ilaç ve çayların hiç yan etkisi yokmuş gibi lanse edilseler de bir çoğunun kullanıma bağlı yan etkileri uzun dönemde kendisini göstermektedir bu yüzden doktor tavsiyesi olmadan ve sağlık bakanlığı ruhsatlı olmayan ilaçları kullanmayınız.
Oluşabilecek yan etkiler